Canımı yakan, beni her türlü yenilikten alıkoyan şeydir hak etmişlik fikri. Fikir mi, duygu mu yoksa bitmek tükenmek bilmeyen bir düşünce mi bilemediğim henüz sınıflandırmasına kafa yormadığım 'müstahak olma' durumundan kurtulmak sanıldığından daha zor. Daha işlenmemiş günahların bedelini dahi ödetir insanın.
Kurtulmak ne mümkün... En umut dolu anında bile kaplar insanın akıl odalarını. O anın her zerresine kadar hak edilmiştir. Hiçbir haksız kazanca yer yoktur. Oysa bazen dinlendirip havalandırmak gerekir bulundukları yerde küflenmeye yüz tutmuş çoğu hayali. Gerçi yıkılan hayaller mi yoksa gelirken kırıklığa uğramış hayaller mi daha çabuk tazelenir karar vermiş değilim. Zaten akla düşenler hak edilmezse boşluğa düşüp yıkılır,kırılır.
Velhasıl çıkmazın içinde yeni ümitler için, geri dönüşler için debelenip duruyoruz. Bir animasyon izler gibiyiz sonunu merak etmeden,yorum yapmadan.
Yaşımdan uzun senelerin yorgunluğu çökmüş kafatasımın en içerisine. Üzgünüm, bunu da hak etmiştim.