1 Nisan 2020 Çarşamba

5ay 11gün ara ile



20.10.2019 01.26


Seni son gördüğüm günden beri çok zaman geçmiş. Az önce fark ettim. Ne çok fotoğraf ne çok gülüş biriktirmişim. Her şey çok çabuk değişiyor ve ben tarihleri sıralamakta zorlanıyorum. Teknoloji çağında olmasak dönüm noktalarını hatırlayamayacağım. Bu arada aklıma gelmeyi ihmal etmiyorsun. Nasıl oluyor bilmiyorum, bir anda beliriveriyorsun düşüncelerimin arasında. Ben de şaşırıyorum. Sana dair tek net hatırladığım an var. onda da yalancı bir telaşla uzaklaşıyorum senden. Sadece son durumu bildiren bir iki cümle. Dönmeyi istediğim tek an. Ne yazık ki kaçırdığım fırsatlara üzülme şansım hiç olmadı. Hep bir daha karşılaşacağımızı düşündüm. Sonrasında ise beni tanıyamayacağın düşüncesiyle denk gelmediğimiz için mutlu oldum içten içe. Sanırım bir dahaki karşılaşmamızda bu defa ben gidiyor olacağım. Sense yolunu çoktan bitirmiş olacaksın. Hedeflerin ve kapıların seni bekliyor olacak. Ben kapıların peşinden koşarken. Çok yakında gidiyorum. Seni gördüğüm günden beri tam 3yıl 9ay geçmiş. Bu gidişle de 1/1369 olasılığı hiçe sayıp gideceğim gün karşılaşacağız.

Olsun. Günün birinde denk gelip, birbirimizi tanıyıp sohbet edebileceğimiz düşüncesi de güzeldi. Teşekkürler.

1/1369 olasılığı hiçe sayıp son gün karşılaşacağımızı biliyorum…




1.04.2020 00.53

Bir gün kapı son kez kapandı. Bir daha kimse kapı kilitlendi mi diye kontrol etmedi. "Kapı mı çalındı?" diye soran olmadı. Kimse kapının açılabilir bir nesne olduğunu hatırlamadı. Kapı son kez kapandı o gün. Dışarıda hep gece iki sessizliği hakim. En azından kimsenin bilmediği, bilenlerin ise kestirme olarak kullandığı sokaklarda sessizce klimalar duyuluyor sadece gürültü olarak. Arada bir yanlışlıkla otomatik kapılar açılıyor. Giren çıkan yok. Buna da bu kadar çabuk adapte olabilmek canlılığımızın en büyük ve şimdilerde görünen tek emaresi kabul edilebilir aslında. Sesler artık bir telefon kadar uzağımızda. Eski yayınlarla umut dolduruyoruz. Yenileri zaten sevememiştik. Sıkılanlar gerçekte sıkılmadı. Kendilerine alışkın değillerdi sadece. Günü doldurmak yalnızca kendilerini yok sayıp var olmaktı bunca koşuşturma taklidi altında. Bunu daha yeni ve özellikle bu koşullar altında fark ediyor olmak asıl canlarını sıkan.



Az önce 1369 olasılıktan hiçbirine denk gelemediğimi fark ettim. Bundan sonrası 0 olasılık kabul edilmeli. Artık birbirimize denk gelmemiz aramızdaki mesafelere bağlı değil. Evde kalmak ya da kalmamak.. ne yazık ki tüm mesele de bu değil. Birbirimizin yokluğunu hissedemeden kayboluyoruz. İnsan en çok buna üzülüyor.