26 Ekim 2015 Pazartesi

Olmaktan Çok Uzakta

Şu aralar yazasım yok. Ancak yazmaktan başka çarem de yok. Kendimle çatışmaktan yorgunum. En çok da yürümekten ve üşümekten.
Mesela olmayanı özlemek neden? Cümlelerle anlatamadığın, gözlerinle göremediğin özlem neden? Tıpkı anlatmadan anlamadınız demek gibi.
Fondaki müzik benden çok uzak, dönen sohbet benden teğet geçti. Yine seçim vakti ve asılsız vaatler atımı.
Masamdaki böcekleri anlatacaktım ama masam da kalmadı. Adamlar, yüzyüzeyken konuşmazlarmış. Masasız beklerken fark ettim.
Günlük dertlerden ötesine geçemiyoruz. Anlaşılmak için hazırlanan kağıtlar imzalanmadan çöplere terk edilmiş.
Kalabalık toplantılardan vazgeçmişken, dört kafanın en uzağına kurulmuşuz.
Merkezden uzak bu ağaçlar arasında, sonbahar sarısını beklemeyi umarken, benim olmayan konserlere hazırlanmaya başladım.

Her günkü kıyafetleri eleştirmekten yorulmadınız mı?

9 Ekim 2015 Cuma

Hayal Kırıklıkları Fakültesi

Ve bir gün kaybolmaya başladığında
Geleceğe dairler, ve saireler
Yarınsızlık baş gösterdiğinde mesela
Yere vurduğunda ayaklarımız
Kurumuş sayfalar çatlamadığında
Düz yol otobüslerinde yer verince gençlere yaşlılar
Çaylar soğuktan acılaştığında
En çok da
Hayal iktidarlarına darbeler vurulduğunda...

Zorunlu ve zorlu seçimler
Aşılması mümkün olmayan mesafeler
Tahminsiz, vedasız gidenler
Zahmetsiz şiirler

Gün eridi.