Hayal kırıklığı değil seninki. Heves kırıklığı. Kırdın kendini parça parça. Etraf kirlenmesin diye en yakınında olan ve en kolayına geleni kırdın. Yetmezmiş gibi projenin adına yürekten inandın. Sustun!
- Şimdi yağmur sussun!
Yok öyle şey. Anlamadın mı hala? Saksı, bardak, vazo, kedi, bulut olsaydı anlardı. Bir sen anlamadın. Sen sustuğun an yağmur şarkı söylemeye başlar. Yazın en hit ve aynı zamanda en nefret edilen şarkısı gibi ritmini durduramazsın. Kendine gel bu sen değilsin.
- Yağmurlar, anlıyorum dile geldiniz. Ama yeter!
Yook, yetmez sana. Bak biz bile dile gelmişiz ama sen kendine gelememişsin. Pardon ama o meraklı, anlatmaktan yorulmayan, hayallerime yaklaşan kıza ne oldu? Ne yaptın ona? Aynaya her baktığında o kızdan utan bari. Ama nerdee? Sen anca günlük çok da lüzumu olmayan hikayelere gül. Geri bildirim alma hevesinde ol. Kendi olmayı seven kız olma hiç.
- Boğuluyorum, görmüyor musun yağmur?
Müstehak sana.
- Yapmayın. Nefes almam gerek.
Sen git. İlhamın gelsin. O zaman yine bir durum değerlendirmesi yaparız. Şu son iki senede nelere hiç gereği yokken katlandın. Bu mu zor geliyor sana? Hiç samimi değilsin. Hatta soğuk nevalesin. Bunu da başkasından duyma.
- Hepsinin farkındayım. Her sabaha böyle uyanmak çok zor.
Oysa başka sabahlara uyanmak elinde.
- Mazeretlerim var.
Kabul edilmedi. Söyler misin neyi bekliyorsun?
- Kapı.
Tüm kapıları cereyan yapıyor diyerek kapattın diye hatırlıyorum. Ellerinle. Tek tek. Kilitledin. Belki kapatsan geri açabilirdin. Ama anahtarları da saman alevlerinde erittin. Kendini tüketiyorsun.
- Yoruluyorum.
Hangi sebeple? Neye dayanarak yoruluyorsun? Ortada somut hiçbir şey yok. Sen kendini hapsettin. Sonra da bunu kabullendin. Kabullenmek büyük bir meziyet sanki.
- Şimdi sıra bende.
Otur oturduğun yere. Ben gitmeden hiçbir yere gidemezsin. Zaten yeterince bekledin. Daha da beklersin. Yalnız olmadığının farkında olup yalnızlığı seçmek niye bana açıklar mısın?
- Bu tartışmanın kazananı yok.
Kazanan yok belki ama gidecek olan da yok. Ben hep burdayım.
-Hep?
Bu denizde yalnız olmadığını bilip kendin de dahil herkesi görmezden gelmen büyük bencillik. Bencilsin.
- Biliyorum.
Bildiğini sanıyorsun.Biliyorum.
- Şimdi yağmur sussun!
Yok öyle şey. Anlamadın mı hala? Saksı, bardak, vazo, kedi, bulut olsaydı anlardı. Bir sen anlamadın. Sen sustuğun an yağmur şarkı söylemeye başlar. Yazın en hit ve aynı zamanda en nefret edilen şarkısı gibi ritmini durduramazsın. Kendine gel bu sen değilsin.
- Yağmurlar, anlıyorum dile geldiniz. Ama yeter!
Yook, yetmez sana. Bak biz bile dile gelmişiz ama sen kendine gelememişsin. Pardon ama o meraklı, anlatmaktan yorulmayan, hayallerime yaklaşan kıza ne oldu? Ne yaptın ona? Aynaya her baktığında o kızdan utan bari. Ama nerdee? Sen anca günlük çok da lüzumu olmayan hikayelere gül. Geri bildirim alma hevesinde ol. Kendi olmayı seven kız olma hiç.
- Boğuluyorum, görmüyor musun yağmur?
Müstehak sana.
- Yapmayın. Nefes almam gerek.
Sen git. İlhamın gelsin. O zaman yine bir durum değerlendirmesi yaparız. Şu son iki senede nelere hiç gereği yokken katlandın. Bu mu zor geliyor sana? Hiç samimi değilsin. Hatta soğuk nevalesin. Bunu da başkasından duyma.
- Hepsinin farkındayım. Her sabaha böyle uyanmak çok zor.
Oysa başka sabahlara uyanmak elinde.
- Mazeretlerim var.
Kabul edilmedi. Söyler misin neyi bekliyorsun?
- Kapı.
Tüm kapıları cereyan yapıyor diyerek kapattın diye hatırlıyorum. Ellerinle. Tek tek. Kilitledin. Belki kapatsan geri açabilirdin. Ama anahtarları da saman alevlerinde erittin. Kendini tüketiyorsun.
- Yoruluyorum.
Hangi sebeple? Neye dayanarak yoruluyorsun? Ortada somut hiçbir şey yok. Sen kendini hapsettin. Sonra da bunu kabullendin. Kabullenmek büyük bir meziyet sanki.
- Şimdi sıra bende.
Otur oturduğun yere. Ben gitmeden hiçbir yere gidemezsin. Zaten yeterince bekledin. Daha da beklersin. Yalnız olmadığının farkında olup yalnızlığı seçmek niye bana açıklar mısın?
- Bu tartışmanın kazananı yok.
Kazanan yok belki ama gidecek olan da yok. Ben hep burdayım.
-Hep?
Bu denizde yalnız olmadığını bilip kendin de dahil herkesi görmezden gelmen büyük bencillik. Bencilsin.
- Biliyorum.
Bildiğini sanıyorsun.Biliyorum.
