sanki gözümüzün önünde bir perde var ve göremiyoruz. üç beş sene öncesine kadar her şey daha netti, daha belirgindi. kararlarımız dahi daha keskindi. 'acaba'larımız daha azdı. şüphelerimiz daha belli ve cevapları aranıp bulunabilirdi. ama şimdilerde her şey sadece bir oyalamaca. cevap yok, sonuç yok, aramak için dahi bir çırpınış yok.
artık hep aynı koridorda yürüyüp duruyorum. kendimden yoruldum. çarptığım duvarlarla iyice yüz göz oldum. onlar da sormuyor artık neler olup bittiğini.
aslında kimse sormuyor neler olduğunu.
sabrı, hevesi, havayı, hatayı, doğruyu, parayı, şansı, kelimeyi, fırsatı, saygıyı, umudu, hayali, güveni... saymadığım daha birçok çokluğu yitirdik.
soru(n)mlu ataların soru(n)msuz mirasyedileriyiz. elimizde avcumuzda ne varsa tükettik. geriye bir başka mirasyedi kalmayacak.
post apokaliptik dönemde yanlışlıkla bitap düştük. üşüşecek akbabalar da hasta olduğundan yavaş yavaş çürüyoruz.
sona yaklaşmak için hızla koşanlarla aynı yarıştayız maalesef. YAŞASIN, burada da kaybediyoruz.


