uzun bir aradan sonra tekrar yazayım dedim. bu yaşa gelip hala kendimle konuşuyor gibi yazıyor olmak garip geliyor ama ne yapayım. son beş sene de çok şey değişti. annemi kaybettim, birçok işim oldu, birçok kez istifa ettim, covid oldum, kedim oldu, kitap yazmaktan vazgeçtim, yeğenim oldu, kolumu kırdım, evimin tavanı çöktü, takside girdim, maaş kartımı çaldırdım, birinin gözlerimin önünde eridiğini gördüm, birinin pes etmeden ölümlerden döndüğünü gördüm, birinin gözlerimin önünde son nefesini gördüm, tatsız yemekler yaptım, aldığım kıyafetleri iade ettim, pasaport aldım, ehliyet sınavından kaldım, evimin yeri yarıldı, faturalar ödedim, yeni arkadaşlar edindim, yeni en yakın arkadaşlar edindim, zam aldım, haklı olduğum bir konuda şikayetimi dile getirip ağlamadım, hba1c için uzun süredir test yaptırmadım, öfke krizi geçirdim, çeşit çeşit atkı ördüm, yağlı boya tablo yaptım, pişman oldum, bir daha o geceki gibi ağlamamaya yemin ettim, uçağa bindim, çakıl taşından sahilde denize girdim, hoş sohbet olamadım, birinin en sevdiği halası oldum, kızlarımın çiçeği oldum, yediden yetmişe herkesi dinledim, kimse beni dinlemedi, kimsenin sevdiceği olmadım, birilerinden gerçekten nefret ettim, istenmediğim yerde kalmadım, bazen namazlarımı aksattım ama hep huzura geri döndüm, bir rüyada düğüne çağırıldım ama gidemedim, çocuklardan iltifat aldım, kar yağdığında dışarı çıkmadım, unutuldum, çok küçük bir ayrıntıda fark edildim, hiçbir işte en iyi olamadım. sonunda otuz oldum. hep bu yaşımı merak ettim aslında. eskiden otuz olanlar daha büyüktü çünkü. eskiden yaşa hürmet vardı, hatırlıyorum. ama şimdi küçüklüğümüzü bilenler ne olursa olsun bizi hala küçük sanıyor, buna biz de dahiliz. dışardan hiç yaşını göstermiyorsun diyenlerden rahatsız oluyorum aslında. neden bilmiyorum. annemin beni doğurduğu yaştayım. annelik şimdilerde çok zor. onun kadar iyi bir anne olacağım meçhul. yine yorgunum. on sekizimdeki yorgunluk değil bu sefer. dizlerim ağrıyor, kolum sızlıyor. fiziksel olarak hissediyorum bu defa, ne tuhaf. günlük dertlere iyice bağlandım. bundan hiçbir şikayetim yok. gündür geçiyor demeyi seviyorum. sanırım artık büyüdüm. rutin nimetini seviyorum. yaşıma alışıyorum. sonunu merak etmiyorum. yarını umursamıyorum. beş yıllık kalkınma planı yapmıyorum. sadece bir günü daha bitiriyorum. biliyorum ki herkes böyle. kimseden farklı değilim. herkes gibi tekrardan doğum günümü kutlarım. bir daha görüşmemek dileğiyle.