11 Ekim 2019 Cuma

3.12.2017 Astroloji günlükleri-3

Öncelikle yaşadıklarımı hem abartıp hem de önemsememe yetenğini gösterdiğim için kendimi yürekten tebrik ederim. Bunu hem sürekli yapıp ve bundan her defasında yaralanıp olaylardan uzaklaşmak nasıl bir beceridir bilemiyorum. Işin aslına gelmek gerekirse seni yazmak ve sana denk gelmek haricindeki her durumu ölesiye inceleme peşindeyim. Çünkü biliyorumki tesadüflerimiz arttıkça gözlerimin renginin anlamsızlığı ile benden uzaklaşacaksın. Oralarda, arkalarda bir yerlerde olman benim için daha iyi. Aslında insanların yanımda değilken daha çok var olduğunu zamanla öğrendim. Benden ne kadar uzaksan ben ve sen olma imkanımız daha fazla. Uzun zamandır kurmadığım cümleleri kuarabilirdim senin için ama her şeyin basit sözlerden oluştuğu gerçeği peşimi bırakmıyor. Bir yazarın büyüdüğünü anladığı an kurduğu hayallerin kendi romanı olduğunu anladığı an olmalı. Romanı yazabilirsin de okuyabilirsin de ya da sadece var olmasını bekleyebilirsin de. Ben hiçbir şey yapmamayı seçiyorum. Şu zamana kadar o kadar insan uçup gitti ki buralardan. Soranlara sadece boş ver diyebildim. Sen bari sen olmadan uçup gitme istiyorum şu an. Sorular başladığında, gerçekler duyulduğunda uyuma ile uyanma arasındaki o rüyaların yönetilebildiği dakikalar kabusa çevrilebilir. Oysa bir kabusun olmasındansa gözlerinin boşluğa bakması daha iyi. Daha güvenli.

10 Ekim 2019 Perşembe

06.06.2017 01.29 Astroloji günlükleri-2



Ne kadar garip değil mi? Tam hayır kendimi kandırmıyorum, tamamen gerçeklere dayanarak kendi günlük telaşıma kapılıp gidiyorum. Olması gereken de bu. Başka bir şeye ihtiyacım yok derken…

Derken işte garip bir rüya görürsünüz. Bilinçaltınız her şeyin farkındadır. Ve o akıllı bıdık farkında olduğunu size bildirmekten hiç çekinmez. Tıpkı gereksiz bir nasıl'laşma merasimi gibi. Bilinçaltı gecenin bir vakti güncelleme yapmak zorundadır çünkü. Neyi özlediğinizi bilmeden tekrar bir özlem boşluğu yayılır içinize. Ya da yıllardır dinlemediğin bir şarkı takılır diline. Hatta o şarkı ilk çıktığında dahi ilgini çekmemiştir ama bir anda kendini o şarkıyı tekrarlarken bulursun. Oysa çok anlamsız tüm bu olanlar. Günlük yaşamına alışmışken… Kendini oyalayacak yeni uğraşlar bulmuşsundur. Belki de yaşam bundan ibarettir diye düşünmekten alıkoyamıyor insan kendini.

Yaşam…

Belki de böyle bir şeydir benim için. Yani şu anki pencereden baktığımda şekillendirdiğim gelecek pek hoş görünmüyor. Şu anın sadece genişletilmiş biraz daha modifiye edilmiş hali gibi duruyor. Değişen pek bir şey yok. Her şeyi yerli yerinde bırakmaya, tek taşı dahi yerinden oynatmaya meyilim fazla. Belki yazı dilim biraz daha iyileşir diye düşünüyorum. Ya da kınada halay başıyken düştüğüm konusunu daha rahat konuşabilirim. İlk adımları hala atıyor olamam belki, ama birkaç sorumluluk daha almış olurum.

Ne yazık ki bir şebnem değilim. Kimse benim için bulutlarla uzlaşma yoluna gitmeyecek. Tüm bu işler bana kalmışken yorulma hakkımı da elimden kaçırdım.

Ne bileyim işte. Mantıklı cevaplar arıyorum ama bulamıyorum. Sorular gittikçe gereksizleşiyor çünkü. Cümlelerim zayıflıyor. Ölü sözlere sahibim artık. Hem de daha ciğerlerine oksijen dolamadan öldüler. Üzgünüm. Bu evi herkes bırakıp gitmeye hevesli.

İşte bunu sorgulamayacağım. Çünkü artık misafirsin. Artık bulduğun soruları değil, umduğun soruları cevaplayacaksın.

Sahiden de bir telefon uzağımızdakiler de uzak değil mi?

Daha söyleyeceklerim var ama gecenin bu vaktinde incinirsin.

8 Ekim 2019 Salı

8.10.2019 18.25 Astroloji Günlükleri



Aynı şeyi yaşamaktan ve aynı şeyleri yaşatmaktan bıkmadınız değil mi? oysa aradan yıllar geçmişti ve siz değişmiş olmalıydınız. Biraz daha büyümüş, biraz daha yaş almış, biraz daha yaşlanmış, biraz daha kulağında küpeler birikmiş, aldığı dersleri post-it kağıtlarla hafızasına yer etmiş… ama hayır. Hiç de beklediğim gibi değil. Hala kurnazlık akıllılık olarak sayılıyor. 21.yüzyılın ortalarında hala insanları ezmek güç göstergesi ve hala işini hakkıyla yapıp hak gözetenler ahmak. Ne diyebilirim ki, herkes böyleyken ve böyle insanlar var olmaya devam ediyorken... Sesiniz yüksek çıkmadan da duyulabilirsiniz oysa. Devir inovasyon, icat, gelişim ve milyon tane zırva devri değil miydi? Dünya bu sayede küçülmüş, herkes birbirini tanıyabilmiş değil miydi? Ön yargı hala revaçtayken, memleketçilik hala para ediyorken neyin gelişiminden bahsediyoruz? Bu düzen çok mu hoşunuza gidiyor? Sadece sizin sağlığınız varken dünya daha mı güzel? Sizden yardım isteyenleri görmemek için mi gömüldünüz teknoloji safsatalarına? Sadece gülmek için mi yaşıyorsun? Vicdanınız sadece aldığınız para kadar mı yoksa yediğiniz azar kadar mı? illa bir şeyleri anlamak için başınıza mı gelmesi gerek, empati yapmak boş zaman eğlencesi mi sadece? Bunları söylemek bana düşmez tabi. Sonunda kim olduğumu dahi hatırlamayacaksınız. Ben ise ne yazdığımı unutacağım. Yaşadıklarıma ve gördüklerime şaşırmaya devam edeceğim. Kusura bakmayın ama iyi niyetiniz suistimal edilmiyor, niyetleriniz evrilip çevrilip tekrar gelip sizi buluyor. Dünyayı küçülten tek döngü bu.