Hazır yazılmışı varken neden yazmak için bu kadar çabalıyoruz ki? Okusak ömür boyu sadece okusak bitmeyeceğini bile bile yenisini yazıyoruz dilimiz lal olana kadar. Oysa o kadar çok neden var ki yazmamak ve susup dinlemek için...
Yazın kapıdan döndüğü, güneşinse her rüzgara inat iliklerime kadar ısıtmaya devam ettiği, kalabalığın hastane kokusunu taşımaktan usanmadığı bir durakta böyle felsefi konuları düşünmek, sorgulamaktan çekinmemek yorgunluğuma yorgunluk katıyor. Gelecek otobüste yaşlılara hürmetin hat safhada olması gerektiğini bilmeme rağmen oturacak tek boş koltuk hayali de kafamın bir köşesinde bekliyor. Ve rem yemeye devam eden nice ümitlerle bekliyorum. Aslında bir şeyleri böyle istekle beklemeyeli uzun zaman olmuştu. Demek beklemeyi de unutabiliyormuş insan, yatmadan önce gelecek hayalleri kurmayı unutabildiği gibi.
Bir 94A yaklaşıyor sınırları belli olmayan durağa. Herkes önceden binme derdinde son durağın neresi olduğunun farkında olsa da. İçerisi her zamanki ağırbaşlı sessizliğini koruyor. Oysa bir 72T olsa sohbetin dibine vurabilirdi bir genç tüm olumsuzlukları umursamadan. Ya da ankebutun sorgulandığını duyabilirdiniz. Fakat burası 94A. Sizi asla gitmek istediğinize götürmez. Ne yazık ki kapısından bile geçmez. 71T gibi gezmeyi de bilmez kaç yaşında olduğunu sormaya utandığınız bu otobüs. Sadece gider bir yerlere, sizin uzakta gördüklerinizi görmeden.
Hani özledim diyebilmek büyük nimettendir demişti ya o varlığından bile haberdar olmadığımız kaygılarını terk etmiş bir yazar müsveddesi... İşte onun kaygısızlığını yine ben yüklenmişim gibi. Ya da bir aralar kır çiçeklerinin bana emanet edildiğini düşünürdüm, hanımelilerimi soldurduğumdan beri.
Duraklar ne duyulur ne görülür buralarda. Sonunu getiremeyip verdiğimiz onca paraya yanıyoruz. Sevemiyoruz.
Her yolculuk biter. Bu defa aslanla midesindekini kaça satabileceği hakkında ufak bir toplantıyla son veriyorum yoluma. Nasıl olsa yarına kaçan tüm otobüslere el sallayacağım dolgun bir gülümsemeyle. Yürümek fakirin akılsız başının tek eğlencesi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder