28 Ekim 2017 Cumartesi

boşuna

bomboş günleri bitiriyorum. öylesine.aslında daha önce hiç sıkıntıdan yazdığımı hatırlamıyorum. ama şimdilerde genelde vakit doldurmak için yazıyorum gibi. aslında yaptığım her şey sadece vakit doldurmak için. resmen kendi boşluklarımızı hiç hayal etmediğimiz şeylerle dolu göstermeye çalışıyoruz. ve her nasılsa pek de başarılıyız bu konuda. yani dışarıdan bakan biri anlayamıyor hiçbir şeyi. bilmiyorum, belki de anlıyordur. kendime dışarıdan bakmayalı uzun zaman oldu. elimin ayağımın birbirine takılmasının, hareketlerimin sakarlaşmasının tek nedeni bir hedefimin olmayışı olabilir mi? dalgınlığım daha çok gözlerimi belirli bir noktaya dikemediğimden olmasın sakın. aman kızım sen de sakarım, işe yaramazım demiyorsun da boş yere edebiyat parçalıyorsun. peki, madem öyle ben kendi  içimde olaysız dağılayım. paramparça ettiğim gelecek kırıntılarının yanına biraz daha ufalanarak döneyim. ne zaman uyanırım bu uykudan bilmiyorum. bu boşluk öyle dolacak gibi de durmuyor ya pek. hayırlısı. üç beş yıl önceyi özlemiyor da değilim hani. sanki her şey daha berraktı. kafam  bu kadar karışık değildi. çoğu kararım daha netti. şimdi sanırım tutamadığım sözlerin acısı çıkıyor. en çok da gecenin bu vaktinde. işte boşuna yazdın yine. en can alıcı cümle ya birkaç yıl önce söylendi ya da birkaç yıl sonra söylenecek.
şimdiyi değersizleştimekte pek başarılıyım artık.
bari alkışlar boşuna gitmeseydi.