sadece yorulduk hepimiz. biliyorum sadece bu. ne yazık ki kurtulmak için çabalamıyoruz da artık. tamam, çoğul konuşmayalım. sadece pes ettim. oysa daha hiçbir şey yapmamıştım, yapamamıştım. dünya böyle bir yer değil. benim beklememle zamanı gelmeyecek hiçbir şeyin ve zamanı hızla geçecek her şeyin. bense sadece izleyeceğim. bu o kadar olağan ki artık. tıpkı yazdığım günlüğün sayfalarını silmem gibi. o günler yaşandı ve sildiğim için unutmadım. sildiğim için yazmaktan vazgeçmedim. silinebilir olduğu için kurşun kalemden de vazgeçmedim. sadece uyuyup uyanıyorum artık. yerinde saymak tam anlamıyla bu. bundan iki gün önce tam bir yıl oldu sanırım. neyin üzerinden bir yıl geçti diye de sormayın. çünkü unuttum. bir yıl çok fazla değil gibi ama kendini unutmak ve yok etmek için yeterli bir süre. ben kaybolma aşamasını çoktan geçtim. olduğum yerden gayet eminim: var olmadan yok olma... oysa var olmanın ihtimali, hayali dahi güzeldi. ama bu yolda yeni bir yetenek edindim: artık kendimi kandırmıyorum. ne mutlu bana. artık kabul ediyorum tüm gerçekleri. kendi gerçeklerimi. bir de daha sonrasını merak edebilmek için birkaç astrolog dinliyorum artık. onlar da olmasa yarının tarihini bilmeyeceğim. ne garip değil mi? tam da kendimi kandırmamayı öğrenmişken yarını hatırlayabilmek için birbiri ardına sıralanmış yalan sözler dinliyorum. şükür ki umut bağımlılığını çabuk terk ettim. ama yalan sözler dinleme alışkanlığından çabuk vazgeçilmiyor.
2 0 2 1 zamanın hızla geçtiğinin en büyük kanıtı. başka anlamlar yüklemenin anlamı yok.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder