7 Şubat 2021 Pazar

KGK - Kişisel Gelişemeyenler Kulübü

Yazmam gerek, dedim bugün kendime. Defalarca. Hem de gün ortasında. Ondan daha çok ise "böyle olacağını billiyordun" dedim. Bunu bu kadar sık söylememem gerek ama söylüyorum. Bir alışkanlık olarak. Her durumda. Hani her şeyin sebebi ben değilim biliyorum ama yine de yapamadıklarımın sorumlusu olarak kendimi görüyorum.

Başa dönelim. Yazmam gerek, dedim bugün kendime. Hem de defalarca. Suratımı da astım. Çünkü yapabildiğim tek şey bu. Kendi kendimi susturmuşum. Dişlerimi sıkarken fark ettim. Dört duvarıma "böyle olacağını biliyordun" yazmışım. Yanlış yaptığımı biliyorum.

En başa dönelim. Yazmam gerek, dedim bugün kendime. Hem de gün ortasında. Oysa sadece geceleri yazardım. Sonra fark ettim ki etrafımda kimse kalmamış. Daha önceleri yazmak için günlük sohbetlerden dahi kaçardım. Şimdi ise sadece boş konuşuyorum.

Yine en başa dönelim. Yazmam gerek, dedim bugün kendime. Umut yetmezliğinden öleceğiz. Sonra da yarınlarımızın yanına gömüleceğiz. Biliyorum. Böyle yazmamam gerek. Hataları yapan benim. Umutsuzluğu kendine yakıştıran da.

En başa dönelim yine de. Yazmam gerek, dedim bugün kendime. Nedenini bilmeden. Sadece yazmam gerek. Bu konu da dahi amacım yok. Yaptığım yemekler tatsız. Ve yüzüm asık dolaştım gün ortasında.

Yazmam gerek, dedim bugün kendime. Belki de kendim olmaktan daha çok yazmam gerek. Ama o zaman yapılacak işler birikir. Ve buraya gelme amacım sapar. Sahi amacım neydi benim? Çay koymak, sevmek, iyileştirmek, merak etmek, öğrenmek, susmak, yanılmak, haklı olmak, çalışmak, yatmak, yazmak, beklemek...

Yazmam gerek, dedim bugün kendime. Yazmak için bırakıp gittiklerimden özür dilerim. Yok olmak zahmetinde bulunmadığım için de kendimden.
Var olmayı da beceremiyorum, yok olmayı da... 
İşte bunu yazmam gerek.
Yazdım ve geçti.
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder