4 Ağustos 2014 Pazartesi

O AN

adam haklıydı.
ve en çok da sorgusuzdu.
çünkü biliyordu.
gerek yoktu soru sözlerine.
fakat yaptığı her yorum düğümlenen bir boğazdı.
gözleri hesap sormuyordu.
resmen hesap veriyordu.
ve o anda küçüklüğünün değeri dahi ölçülmüyordu.
bu dahi gereksizdi.
sen kırılmış bir hayâldin,boşa bağlanmış umuttun,olmayacak âmindin,açılmayacak kasımpatıydın,yosun tutmayacak taştın,karaktersiz harflerdin..
ve o bunun farkındaydı.
konuşmak lazım değildi ama etraf çok gürültülüydü.
düşünmek lazım değildi ama geçen yıllar beyne hücum ediyordu.
ağlamak lazım değildi ama gözlerin seni un ufak yapmak için çabalıyordu.
hiç dahi lazım değildi ama hiçlik zaten bir hiç olan benliğini daha koyu bir hiçe çekiyordu.
kuyudaydın;ses yok..
bataklıktaydın;el yok..
dipteydin;çıkış yok..
karadaydın;ışık yok..
sendeydin;hakkın yok..